Ben şanslıyım, çok iyi görüştüğüm birkaç komşum var. Bir hastalık veya acil durumda kapısını çalabileceğim, tatile gittiğimde çiçeklerimi sulayabilecek, arayan olduğunda ilgilenebilecek insanlarla aynı çatı altında yaşadığımı bilmek huzur ve güven veriyor. İşin kaymağı ise sabah kahvelerimiz, fırsat buldukça birlikte geçirdiğimiz keyifli saatler.
Bütün bunların poşetlikle ne alakası var diye geçiyor aklınızdan, değil mi. Var var, elbette. Çok sevdiğim komşularımdan birine sabah kahvesine gitmiştim. Mutfakta köpüklü kahvelerimiz eşliğinde sohbet ediyorduk. Bir ara naylon poşetlerinin bir büyük poşet içinde durduğunu fark ettim. Plastik poşetliği eskidiği için atmış, yeni bir şey bakacakmış. Ben sana dikivereyim, dedim, ondan kolayı mı var sanki.
Bu gömleğimde ufak bir çamaşır suyu lekesi olmuştu, kenara ayırmıştım. Komşumun mutfağının renklerine de uygundu.
Gömleğin ön kısmından küçük, arka ve kollardan da büyük poşetlik diktim. Küçük ve büyük poşetleri ayrı dursun, ihtiyaca göre kullansın diye. Alt ve üst kısımlarına lastik geçirdim ve birer askı ilave ettim.
Gömleğin düğmelerini dekoratif olsun diye bıraktım ama araları açılmasın diye dikiş attım. İyi günlerde kullansın, canım arkadaşım.






























