11 Nisan 2014 Cuma

KUP KEK ( CUPCAKE ) DÜNYASI

Kup kekleri sevmeyen hatta bayılmayan var mı, hiç sanmıyorum. Çeşit çeşit tarifler, türlü lezzetler ama en çok da süslemeleri ve sunumlarıyla hem göze hem mideye bayram ettiriyorlar.
Kup kekler dünyasında bir gezintiye çıkalım mı, ne dersiniz. Çok yaratıcı fikirler var. Bir yerde işinize yarar ya da yapmak için heves uyandırır. Aslında sadece bakmak bile yeter...









Şeker hamuru ile yapılmış kuzucuklar, bebişler.



Çikolata kremalısı.



Fındıklısı, hımmm...



Kremalı bisküvi, fıstık ezmeli krema ve kup kek hamuru ile...



Bisküvi, krema, çikolata işbirliği...



Şeker hamuru iie çeşitli uygulamalar...







Kurabiye canavarları...



En şeker ayakkabılar...











































































































































































Pastabandan yuvarlak kekler kesmek için pet  şişeden yararlanmak mümkün. Şirin  ambalajlar yapmak için de.




Çok çeşitli kup kek tarifleri var, onlardan herhangi birini uygulayabilirsiniz. Ağız tadınız hep yerinde olsun !

3 Nisan 2014 Perşembe

YENİ TÜL VE DEVAMINDA YAPTIKLARIM

Merhaba !
Uzunca bir süre yayın yapma fırsatım olmadı, hatta bloglara bile bakamadım. Önce İzmir'e gittik, yaklaşık iki hafta oradaki işlerle ilgilendim. Eskişehir'e döndük, bu sefer çocuklar geldi, evimiz şenlendi. Ama herkes tekrar evine, işine döndü. 
Uzakta da olsalar sağlıklı ve mutlu olsunlar, iyi haberlerini alalım. Er ya da geç kuşlar yuvadan uçuyor.
 








Bu  arada kim neler yapmış çok merak ediyorum. Yazımı tamamlayınca bloglar arasında uzun bir tura çıkmayı düşünüyorum. 

Gelelim bugünkü yayınıma; Bir süre önce oturma odasının tülünü yeniledim. Genellikle pencere önündeki koltuklarda oturuyorum. Oturduğum yerden biraz da olsa gökyüzünü, güneşi görmek bana iyi geliyor. Bu nedenle kruvaze modeli seçtim. İstediğim gibi açıp kapatabiliyorum. Gerekirse tamamen kapatıp uzun düz tül olabiliyor.




Mağazada tülü seçtim, ölçülere göre kesme aşamasına gelince topun sonuna yaklaşık bir metre tül kaldığını gördük. Alsam mı almasam mı derken, çok uygun bir farkla eve getirdim. 
Birkaç şekilde kullanmayı düşündüğüm bu örtüyü diktim.











Kırlentlere böyle küçük dokunuşlar yaptım.Çok basit, uzun şeritler halinde tırtıklı makasla kestiğim tülü bir kenarından büzdürerek diktim. Yeni bir fikir buluncaya  kadar böyle kullanırım.

Bir parça daha kaldı, onunla başka bir şey deneyeceğim.

20 Mart 2014 Perşembe

İZMİR GÜNLERİM

Bu aralar İzmir'deyim. Havalar tam bana göre, ne çok soğuk ne çok sıcak. Deniz kenarında uzun yürüyüşler yapıyorum. Usul usul gezinenler, ciddi ciddi koşanlar, köpeklerini gezdirenler, banklarda oturanlar, balık tutanlar, bisiklet binenler, selfie çeken kızlar...

Hele bir tane balıkçı vardı, beni hayretler içinde bıraktı. Hemen hepsi oltanın başında saatlerce bekleyip güç bela 1-2 balık yakalarken, bu 1 dakika içinde 2 tane 30-40 cm lik balık yakaladı. Üstelik oltasında yem falan da yoktu. Adeta denizi kokluyor veya sudaki hareketleri mi gözlüyordu bilmiyorum ama oltayı uzaklara fırlatmasıyla balıkla birlikte çekmesi bir oluyordu. Her işin ustası var elbet...

Göztepe, Küçükyalı semtinde eskiden kalabilmiş, yıllara direnmeye çalışan taş evler var. Bazıları nispeten sağlam kalabilmiş, bazıları ise sadece birkaç dış duvarı ile direnmeye çalışıyorlar.
Biliyor musunuz ki, binalar içinde yaşayan insanlarla ayakta duruyorlar. İçinde yaşam olmayan binalar, ne kadar sağlam inşaa edilmiş olsalar da eskimeye ve yıkılmaya mahkümdurlar.
Restore edilen, okul veya konut olarak kullanılan binalar da var.
Ne kadar özgün ve karakteristikler, değil mi. Keşke daha çok eski bina layıkıyla korunabilmiş olsaydı.
İzmir'in imbatıyla hepinize selam ve sevgiler gönderiyorum.