masa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
masa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2015 Çarşamba

TÜL RUNNER

Kumaş  dolabımı düzenlerken, bir parça tül buldum. Daha önce diktiğim bir perdeden kalmış olmalı. Bu parçadan ne yapabilirim diye evirip çevirmeye başladım. Bir- iki alternatif fikirden sonra ranır dikmeye karar verdim.
Ucuna püskül takmaya sıra gelince durakladım. Elimdeki püsküller, bu hafif tülün yanında epey ağır kalıyorlardı. Üstü kaval, altı şeşhane gibi bir görüntü ortaya çıkıyordu. Ben de kendi püskülümü kendim yapmaya karar verdim.
Tülün kumaş kenarını incecik kesip çıkartmıştım. Kağıttan yaptığım ince bir külahın üzerine bu kumaş kenarını helezonik sarıp elimde diktim. Ek yerlerine de simli kordon dolandırıp diktim.
Artık uyumsuz olma ihtimali yoktu, hepsi aynı kumaşın parçaları çünkü.
                                     ___________________________

Altı kaval üstü şeşhane :

Parçaları birbirine benzemeyen ve uygun olmayan, dolayısıyla bir işe yaramayan aparatlar hakkında veya giyim kuşam konusunda birbirine uymayan ve yakışmayan kıyafetler için altı kaval üstü şeşhâne deyimini kullanırız. Buradaki şeş-hâne kelimesinin İstanbul'da bir semt adı olan Şişhane ile herhangi bir alâkası yoktur ve Şişhane söylenişi yanlıştır. Çünki şeş-hâne diye namlusunda altı adet yiv bulunan tüfek ve toplara denir. Yivler mermiye bir ivme kazandırdığı için ateşli silahların gelişmesinde önemli bir yere sahiptir. Evvelce kaval gibi içi düz bir boru biçiminde imal edilen namlular, yiv ve set tertibatının icadıyla birlikte fazla kullanılmaz olmuş ve gerek topçuluk gerekse tüfek, tabanca vs. ateşli silahlarda yivli namlular tercih edilmiştir. Merminin kendi ekseni etrafında dönmesini ve dolayısıyla daha uzağa gitmesini sağlayan yivler bir namluda genellikle altı adet olup münhani (spiral) şeklinde namlu içini dolanırlar. Altı adet yiv demek, namlunun da altı bölüme (şeş hâne = altı dilim) ayrılması demektir ki halk dilinde şeşâne (şişane değil) şeklinde kullanılır.
Bu izahtan sonra üstü kaval, altı şeşhâne biçiminde bir silah olmayacağını söylemeyi zaid addediyoruz. Çünki kaval topların attığı gülle ile şeşhânelerden atılan mermi farklıdır. Keza kaval tüfekler ile fişek atılırken şeşhane namlulu tabancalardan kurşun atılır. Bu durumda bîr silah namlusunun yarısına kadar kaval, sonra şeşhane olması da mümkün değildir. Ancak yine de vaktiyle bir avcının, yivlerin icadından sonra çifte (çift namlulu) tüfeğinin kaval tipi namlularının üst kısımlarını teknolojiye uydurmak için şeşhâne yivli namlu ile takviye ettiğine dair bir hikâye anlatılır. Hattâ bu uydurma tüfek öyle acayip ve gülünç bir görünüm almış ki diğer avcılar uzunca müddet kendisiyle alay etmişler ve "Altı kaval üstü şeşhâne / Bu ne biçim tüfek böyle" diyerek kafiyelendirmişler. O günden sonra halk arasında bu hadiseye telmihen birbirine zıt durumlar için altı kaval üstü şeşhâne demek yaygınlaşmış ve giderek deyimleşerek dilimize yerleşmiştir.
Kaynak:  Sabah gazetesi

27 Ocak 2014 Pazartesi

TAVUKLARIM YUMURTLADI !

Tavuk şeklinde amerikan servis takımı yapmıştım. Şimdi ise ekmeklik ve bardak altlıklarını da hazırlayarak takımı tamamladım. Bardak altlıklarına keçeden yumurta deseni aplike ettim. Yani tavuklarım yumurtlamaya başladı :)








Dilerim, gittikleri evin akıllı ve tatlı çocuklarını neşelendirir ve zevkle yemek yemelerini sağlarlar.



















NOWA dükkan için tık tık...

11 Ocak 2014 Cumartesi

ELMALI SERVİS TAKIMI TAMAMLANDI

Bir süre önce elmalı amerikan servislerimi paylaşmıştım. Hatırlamak isteyenler buradan bakabilir. Şimdi de ekmeklik ve bardak altlıklarını yaptım ve böylece takım tamamlandı. Kahvaltı sofralarının daha renkli, neşeli ve iştahlı olmasında fayda var. Sağlıklı beslenmede öğünlere nekadar ağırlık verilmesi gerektiği hakkında birçok fıkralı anlatım var; 
Bunlardan birinde der ki : Kahvaltını krallar, öğlen yemeğini prensler ve akşam yemeğini fakirler gibi ye.
Bir diğerinde ise : Kahvaltını kendin ye, öğlen yemeğini bir arkadaşınla paylaş, akşam yemeğini düşmanına ver.
Bir de kahvaltı kelimesinin çıkış kaynağını çok seviyorum! Kahve - altı, yani kahveden önce yenecek öğün, kahve içmek için yapılacak hazırlık anlamına geliyor. Malum, kahve bitkisi Türkiye'de yetişmiyor ama dünyada Türk kahvesi olarak tanınmıştır. 
Bizim ailede kuşaklardır kahve içmek bir ritüeldir. Mesela babam çekirdek kahve alır, kendi zevkine göre kavurur ve pirinç değirmende kendi öğütürdü. Yeni öğütülmüş kahvenin muhteşem kokusunu kaç kişi biliyor... Sonra da annemin pişirdiği bol köpüklü kahve çifte kavrulmuş lokumla birlikte gelirdi. Öyle yoğun bir köpüğü olurdu ki babam, "Üzerinde deve ile gezsen batmazsın." derdi.

Günümüze dönelim ve servis takımına devam edelim... Kumaşı yine çift taraflı çalıştım.




Bardak altlıklarının üzerine, keçeden kestiğim elma yapraklarını aplike ettim.



Ekmekliğin köşelerini sarı saten kurdela ile bağladım.



Sahibi hep ağız tadıyla, iyi günlerde kullansın.
Nowa dükkan için tık tık...

30 Aralık 2013 Pazartesi

KIT KIT KIDAAAK ! ( Yeni yıl arzuhalim )

Yeni yıl herbirimize, ülkemize ve bütün dünya insanlarına sağlık, mutluluk, başarılar getirsin. İyilik her zaman galip gelsin, barış ve huzur daim olsun. Erdemli, aydın, saygılı, görgülü insanların çoğalmasını diliyorum. Kadınların üst düzey eğitimli, özgüvenli, güçlü, toplumun her kesiminde söz sahibi olmasını ve yetkin, mükemmel nesiller yetiştirmesini diliyorum.










  
NOWA dükkan için tık tık...

21 Şubat 2013 Perşembe

70 YILLIK ROKOKO İŞİ ÖRTÜ


Evet hesapladım, tamı tamına 7o yıl olmuş bu örtü yapılalı ... yok, tabii ki ben yapmadım.  
Bu örtünün eski Türk filmlerini andıran yapılış öyküsünü size daha önce burada anlatmıştım. Oraya gittiğinizde öyküyle birlikte bu örtünün kardeşini de göreceksiniz.
Size iyi seyirler, bol bol fotoğraf koydum.














  



























Merak edenler için örtünün arka tarafını da fotoğrafladım.




 





23 Kasım 2012 Cuma

DANTELLİ MASA ÖRTÜSÜ TAKIMI


Bu takımın masa örtüsünü daha önce dikmiş ve paylaşmıştım.

Şimdi de ekmeklik örtüsünü ve peçete yüzüklerini de yaptım ve takım tamamlandı.
Leke tutmayan kumaş, beyaz dantel ve kırmızı saten kurdela kullandım. Umarım beğenirsiniz.















Peçete yüzüklerinin yapımı buradaki gibi.



Nowa dükkan için tık tık...

13 Eylül 2012 Perşembe

PRATİK MUTFAK TAKIMI

Kolay ve pratik mutfak takımı diktim. Masa örtüsünü dertsiz kumaştan, tül perdeyi ve buz dolabı örtüsünü düz beyaz tül ve renkli şerit süs ile hazırladım. 
Fotoğraflar çekildiğinde daha yeni taşınmıştık o yüzden daha düzen oturmamıştı.






Bu gül detayını perdede ve buz dolabı örtüsünde kullandım.




23 Ağustos 2012 Perşembe

TIĞ İŞİ MASA ÖRTÜSÜ

Bu örtü, rahmetlik babamın büyük teyzesinden hatıra kaldı. Hesapladım  80 - 90 yıllık, antika olmuş artık. Ne garip, bunu ören eller çoktan toprak oldu ama örtü belki benden sonra da birilerinin masasını süslemeye devam edecek.
İnsanın, ölümünden yıllar sonra bile anılması ve hayır dua alması, bıraktığı eserlerle mümkün demek ki. Kimi cami, hamam, çeşme yapıyor kimi el işi dantel.