22 Şubat 2015 Pazar

GELİNCİK ÇİÇEKLİ MUŞAMBA KAPLI KUTU

Düzenli, derli toplu insanların vazgeçilmezidir kutular. Özellikle ufak tefek türlü eşyalar etrafa yayılır ve dağınık bir görüntü verirler.




Halbuki böyle bir kutu/lar içinde olsalar hem ortalıkta görünmezler hem de lazım oldukları anda elimizin altında olurlar.



Mesela takılar, saç aksesuarları veya fularlar konabilir. Kırtasiye, dikiş veya hobi malzemeleri. Banyoda gerekli malzemeler veya mutfaktaki ufak aletlere ev sahipliği yapabilirler. Bebeğinizin küçük ıvır zıvırlarını saklayabilirler.



Kutunun bütün dış yüzeylerini desenli muşamba ile kapladım. Böylece tozlandı - kirlendi derdi yok. Islak bezle kolayca siliniyor. Yine muşambadan çiçekler, püsküller, kurdela ve taşlarla süsledim.



Bütün iç yüzeyleri ise kapitone kumaşla kapladım, şık ve yumuşak oldu.
Bu iş için her türlü ayakkabı, züccaciye veya benzeri kutular kullanılabilir. Ben mümkün olduğu kadar büyüklerini tercih ediyorum ama bazen küçükler de isteniyor.

18 Şubat 2015 Çarşamba

ANNE - YAVRU BAYKUŞLARIM

Bir evlat ne kadar zor yetişiyor, ne çok emek ve fedakarlık gerekiyor. Daha hamileliği öğrenmekle birlikte onu korumak, büyütmek gayreti başlıyor ve ömür boyu devam ediyor.
Eskiden, "Karnı tok, sırtı pek " olsun yetermiş. Sonradan "İyi okullara gitsin, güzel bir iş tutsun " istenir oldu. Ama dünya küçüldü, insanlar çoğaldı. Doğruluk, dürüstlük, başkasının hakkını gözetmek, birbirine saygı azaldı. Yalan, dolan, haksızlık, zulüm çoğaldı.
Çocuklarımıza iyi mevkilere gelmeyi, çok para kazanmayı öğretmeye o kadar kaptırdık ki onlara erdemli olmayı, mutlu olmayı, iyi bir insan olmayı öğretmeyi ihmal ettik. Ne olur, çocuklarımızı kız - erkek ayırımı yapmadan her şeyden önce iyi birer insan olarak yetiştirelim.
Minik baykuşlarımı kumaştan diktim, elyafla doldurdum, çiçeklerle süsledim diyecektim ama bütün bunları bana hatırlattılar. Canınızı sıktıysam, kusura bakmayın. İyilikle kalın.

17 Şubat 2015 Salı

KADIN ÖĞRENİRSE ÇOCUKLARINA DA ÖĞRETİR

Kadın hamile.
Bebek erkekmiş.
Aile mutlu, çok mutlu.
Bebek doğdu, pipisini amcalara gösterdi.
Amcalarda bayram sevinci. Dünyanın en gerekli organını gördüler çünkü.
Bebek terledi, çırılçıplak soydular, evde, misafirlikte, mahallede böyle gezdi. Bu hakka sahipti çünkü pipisi vardı.
Bebek biraz büyüdü. Sünnet olacak. Davullar, zurnalar, hediyeler... Çocuk düşündü:
"Sanırım bu çok önemli bir organ.."
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Üç beş güzel kız var gittikleri yerde, annesi babası dedi ki:
"Hangisini alayım oğlum sana?"
Çocuk düşündü:
"Sanırım karşı tarafa sormaksızın seçme hakkım var."
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Çocuk acıktı, sofrasını varsa kız kardeşleri ve annesi hazırladı. Yemek bitince topladılar.
Çocuk düşündü:
"Sanırım kızlar/kadınlar bana hizmet etmekle yükümlü."
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Kalabalık bir yemek daveti, herkes masaya sığamayacak. Erkekler ve yaşlılar masaya oturdu. Çocuğu da masaya oturtturdular. Annesi ve varsa ablaları yerde oturuyordu.
Çocuk düşündü:
"Sanırım önemli olan erkeklerin konforu."
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Servis yapılacak, önce erkeklere yemek verildi, erkekler yardım etmedi.
Çocuk düşündü:
"Sanırım öncelikli olan erkeklerin karnının doyması."
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Çocuğun kız arkadaşı oldu.
Bütün sülale duydu. Herkesin ağzı kulaklarında. Densiz bir amca:
"Neler yapacan bahim gızlaraa" dedi.
Çocuğun anne ve babası:
"Oğlumdan iyisini mi bulacak?" dediler.
Çocuk düşündü:
"Sanırım en iyisini hak eden benim ve bu yüzden kızlara rızayla ya da rızasız istediğimi yapabilirim."
Çocuk bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Çocuk büyüdü, arkadaşlarıyla dışarı çıktı, gezdi, eğlendi. Eve geç geldi, paşalar gibi karşılandı. Kız kardeşi eve geç geldiği için azar işitirken, dövülürken.
Genç düşündü:
"Sanırım eve istediğim saatte girip çıkabilirim."
Genç bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Kavga etti, ağzı burnu kan içinde.
Annesi, babası:
"Koçum benim, helal olsun" dedi.
Genç düşündü:
"Sanırım güçlüyüm ve sorunlarımı bu şekilde halledebilirim."
Genç bunu aklının en karanlık köşesine yazdı.
Genç büyüdü.
Ama bir türlü adam olamadı.
...
Ve yazdıklarını uygulamaya koyuldu..


Derya KIR
14.02.2015


________________________________________________________________



 
%100 doğal kaliteli kahve çekirdekleri ve yüksek Arabica oranından gelen yumuşak içimi, nefis tadı ve kıvamıyla en iyisini hak edenlerin kahvesi. “Sonunda hak ettiğiniz kahve Café Breno”.

www.cafebreno.com

11 Şubat 2015 Çarşamba

YİNE KAR ve KAHVE - DONUT KEYFİMİZ

Dün yine kar yağdı, mevsimin ikinci kar dalgası. Soğuk havalarda apartman içi komşu ziyaretlerini her zamankinden daha çok seviyorum. Kaban, bot, bere, atkı, eldiven gibi techizata ihtiyaç duymadan evden çıkmanın inanılmaz hafifliğinden herhalde :)

En üst kattaki komşuma sabah kahvesine gittim. Aslında biz bunu hep yapıyoruz. Ya o bende, ya ben ondayız. Diğer komşular da bunu bildiği için erken uyanan, işi olmayanlar da arasıra bize katılıyorlar.
Önceki kar yağışında 30-40 cm kar yağmıştı ve günlerce kalmıştı. Kuşlar yiyecek bulamadığı için birçok kişi balkonlarına, pencerelerine yem koyuyordu. O yüzden alıştılar, yine kar yağınca pencereleri kontrol etmeye başladılar.
Komşum onların yiyebileceği birşeyler koydu, onlar da heyecanla itiş kakış yiyip hemen bitirdiler.
Kuşların karnını doyurunca, sıra geldi bizim kahvelerimize. Elvan gıdanın hediyesi kakao soslu donutlardan götürmüştüm yanımda. Sade kahvelerimizin yanına çok yakıştılar. Denemeyen varsa bir denesin bence.
Ev alma komşu al, diye boşuna dememişler. Çok şanslıyım ki çok iyi ve kafa dengi komşularım var. Zor zamanda akrabadan önce komşular yetişiyor.

8 Şubat 2015 Pazar

MOR MENEKŞELİ ( ES-ES ) KAPI SÜSÜ / PANO


Artık biliyorsunuz; Kapı süslerimi, kapısını süsleyeceği aileye özel olarak tasarlıyorum. Aile fertlerinin sayısı, özellikleri, zevkleri, hayalleri ve dileklerini kendimce sembollerle panolara işliyorum.
İşte bu panom da, Eskişehir sevdalısı bir aile için tasarlandı, bir benzerini başka yerde göremezsiniz.
Esin kaynağım, Eskişehir'in tarihi semti Odunpazarı evleri, konakları, dalları suya değen salkım söğütleri ile gözünü göğe dikmiş selvileri...
Ve nazlı nazlı akarak şehri boydan boya ikiye bölen Porsuk Çayı ile üzerindeki onlarca köprü. Öyle ki denizi, gölü olmadığı halde Adalar semti vardır Eskişehir'de.

Baharda her yer çiçek açar, tam bir renk cümbüşü olur. İçlerinden, çipil çipil bakan hercai menekşeleri seçtim.

Ortaya işte böyle bir pano çıktı. Güle güle kullansınlar, kapıları hep mutluluğa açılsın.

Diğer kapı süslerini görmek ve sipariş için BURADAN BUYURUN.

7 Şubat 2015 Cumartesi

ODUNPAZARI TOPLANTISI ve HAİR CARE OVEX DENEYİMİM

30 yıllık arkadaşlarımdan oluşan bir grubumuz var. Her ay Eskişehir'deki farklı mekanlarda buluşuyoruz. Hem birlikte eğlenceli birkaç saat geçiriyor hem de yeni mekanları görüyoruz bahaneyle. Bu ayki toplantımız Eskişehir'ın tarihi semti Odunpazarı'da bir mekandı.
  
Son zamanlarda böyle toplantılara giderken bir sıkıntım oluyordu. Tabii ki kıyafetime saçıma başıma özen gösteriyor ve olabildiğince iyi görünmek istiyordum. Ne var ki saçlarım benimle işbirliğine yanaşmıyor, bir türlü şekil almak istemiyorlardı. Dahası mat görünüyor, elektrikleniyor ve özellikle beyazlayan saç telleri diğerlerinden daha sert ve dik duruyorlardı. Kendim başa çıkamayınca kuaföre gidiyordum, orada da bol bol sprey sıkarak  ancak şekil verebiliyorlardı. 
Yeni tanıştığım, OVEX  Hızlı Saç Kurtarma ve Canlandırma Terapisi ürününü denemeye karar verdim. Üzerindeki açıklamayı okudum, uygulaması da çok hızlı ve kolaydı. 
Aynen tarifteki gibi uyguladım ama bir defada nekadar etkili olabilir, diye düşünmeden edemedim. Saçım kurumaya başladığında, hiç ummadığım kadar kolay tarandığını fark ettim. Şekillendirmeye başladığımda hayretim daha da arttı, o dik kafalı inatçı saçımdan eser kalmamıştı. Özellikle kontrol ettim, saçımda herhangi bir yağlı, yapışkan veya ağırlık hissi de yoktu. Üstelik daha mı parlak görünüyordu ne...

Şekil verdikten sonra sprey sıkmaya da ihtiyaç kalmadığı için saçım ahenkle dans ediyordu. Tahmin edersiniz o gün nasıl rahat ve özgüvenliydim :) Hatta ondan sonraki birkaç gün daha.

 Bundan sonra saçımı kendi haline bırakıp riske girmeye hiç niyetim yok. Böyle bir ürünü bulmuşken kullanmadan edemem. Kuaförüme de tavsiye edeceğim, daha az zahmetle daha başarılı  saçlar taramayı o da isteyecektir.

 

2 Şubat 2015 Pazartesi

EKOLOJİK POŞET

Naylon poşetlerin zararlarını herkes biliyor, burada bir daha anlatmama gerek olmadığını düşünüyorum. Ortalama 15 dakika kullandığımız bir naylon poşetin ancak 500 yılda doğaya karışabildiğini hatırlamak yeterli. 
Birçok ülkede bu poşetlere karşı kampanyalar başlatılmış durumda. Avrupa'da marketlerde naylon poşetler parayla satılıyor. Öyle olunca birçok kişi poşet veya çantasını yanında getiriyor. Hatta Güney Afrika Cumhuriyetinde 0.3 mm den ince poşetler tamamen yasaklanmış durumda.
 Bu konuya bir nebze de olsa dikkat çekmek ve katkıda bulunmak amacıyla hazırladığım hediyelerim için gazete kağıdından böyle poşetler yaptım. İki kat gazeteden katladım ve yapıştırdım. Poşetin ağız kısmını bir daha katlayarak 4 kat yaptım. Sapları takacağım yeri şeffaf koli bandı yapıştırarak sağlamlaştırdım. Delgeçle deldim ve kordon sapları geçirip içten düğümledim. Hepsi bukadar.
 Hepimizin bir an önce naylon poşetlerin yerine kendi alternatiflerimizi geliştirmemiz gerekiyor. Eskiden pazar fileleri vardı mesela, herkesin çantası veya cebinde bulunurdu. Pazardan aldıklarımızı gazete kağıdından yapılmış kese kağıtlarına koyarlardı. Diğer taraftan bez torbalar da yaygınlaşıyor. 
Yeni hafta hepinize çok iyi gelsin !

24 Ocak 2015 Cumartesi

EVDE YOĞURT NASIL YAPILIR

Hazır yoğurtların bozulmadan uzun süre dayanması için yoğurtlara bazı kimyasallar katıldığını sanıyordum. Sonra bir televizyon programında, gıda kimyası konusunda uzman bir tıp profesörünün anlatımından işin öyle olmadığını öğrendim. Meğer sütün bileşenlerinden ve asıl faydalı olan bazı hücreler aynı zamanda sütün bozulmasını da sağlıyormuş. Kutu süt ve yoğurt üreten firmalar,  sütün içindeki bu hücreleri kimyasal yöntemlerle ayırıyorlarmış. Yani asıl faydalı olan kısmını ayırıp atıyor, bize de sütün posasını içiriyorlarmış. Tamam içinde kimyasal katkı yok ama içtiğimiz de süt değil, sadece beyaz bir sıvıymış. 
Bu işlemin uygulanmadığı sütler "günlük süt", yoğurtlar ise "probiyotik yoğurt" adıyla satılıyormuş. Yani binlerce yıldır evlerde mayalanan yoğurdumuz, gün gelmiş "probiyotik" olmuş.
 
Evde, en probiyotiğinden, nasıl yoğurt yaptığımı anlatmak istiyorum bu yazımda. Bilen biliyordur, öğrenmek isteyenler varsa ne kadar kolay olduğunu görsünler ve kendi yoğurtlarını yapsınlar, diye.
Yakın bir köyden, dört günde bir gelen sütçüden alıyorum sütümü. Süt sabah sağılıyor, saat 11'de bana geliyor, taze taze.
Hemen ateşe koyuyorum. Kaynamaya başlayınca, kısık ateşte birkaç dakika daha kaynatıyorum.
Sütü, yoğurt yapacağım kaba aktarıyorum ve biraz soğumasını bekliyorum. İstenen ısıya geldiğini anlamak için en pratik yöntem şudur : Serçe parmağımı süte batırıyorum, yanmadan parmağımı tutabiliyorsam, tamamdır. İki litre süte, 2-3 çorba kaşığı mayalık yoğurt yeterlidir. Mayalık yoğurdun üzerine  3-4 kaşık sıcak süt ilave edip karıştırıyorum ve yavaş yavaş süte ilave edip derinden karıştırıyorum.
Mayalanmış süt kabını dikkatlice fırının içine yerleştiriyorum. Üzerine kapak kapatmıyorum, örtü örtmüyorum. Eskiden öyle yapardık ama fırında olunca, bunlara ihtiyaç kalmıyor. Sadece fırının kapağını kapatıyorum.
3-4 saat sonra yoğurdum hazır oluyor. Soğuk havalarda bu süre biraz daha uzun olabiliyor. Fırından çıkardıktan sonra bir gün de buzdolabında bekletiyorum, böylece en güzel kıvamına geliyor.
İşte en doğalından, en sağlıklısından yoğurdum hazır. Ayrıca, Uneller'in nefis kandil simitleri ile harika bir uyum sağlıyor, tavsiye ederim :)


Bereketiniz bol, ağız tadınız hep yerinde olsun.

21 Ocak 2015 Çarşamba

2015 'e MERHABA, BULUŞMASI

Eskişehir'li bloggerlar olarak 3. buluşmamızı gerçekleştirdik. "2015'e Merhaba" adı altında, Merlot Otel'de toplandık. Farklı konulardaki bloglarımızda üretim, paylaşım ve yazarlık yapan bizler Eskişehir paydası altında bir araya geldik.
Dumanı tüten kahvelerimiz eşliğinde tatlı sohbetler, Skype bağlantıları, bol bol fotoğraf çekimleri, hediye çekilişleri, destek veren firmaların hediye dağıtımı ile neşeli saatler geçiverdi.
Buluşmanın gerçekleştirilmesinde emeği geçen bütün arkadaşlara, bize destek veren firma ve kuruluşlara çok teşekkür ediyorum. Yollarımız tekrar kesişinceye  kadar herkese mutluluk ve başarılar diliyorum.
@eskisehirpastamamul/ Gürdal Abacı
instagram.com/husnadan
tr-tr.facebook.com/Ng Tasarım
tr-tr.facebook/pages/Özlem Sabun

Buluşmaya katılan bloggerlar :