28 Nisan 2013 Pazar

KEDİLİ MUTFAK ÖNLÜK TAKIMI


Mutfak önlükleri yaptıkça hemen gidiyorlar. Ben de mutlu oluyorum tabii. Ama nasıl hissediyorum bıliyor musunuz...
Onları yaparken önce düşünüyor, tasarlıyor, dikiyor, işliyorum ya; Emeğimle birlikte enerjimin de onlara yüklendiğini ve gittikleri yerlere de bu enerjiyi taşıdıklarını ve bu şekilde daha geniş alanlara ulaştığımı düşünüyorum.

"Bu kadın kafayı yemiş " dediğinizi de duyar gibiyim :)  Neyse lafı fazla uzatmadan yeni önlüğümü tanıtayım. Bu seferki esin kaynağım sevimli kedi yavruları oldu.

Önlüğün etrafını, kendim kesip hazırladığım koyu kahverengi biye ile çevirdim. Aplikeleri yine kumaştan keserek nakış ipliği ile elde aplike yaptım. Eldiven ve tutacaklarda ayrıca elyaf kullandım.

Bunlar da esin kaynağım olan kedicikler.

20 Nisan 2013 Cumartesi

MÜSTAKBEL ANNE KUŞ


Hepinize keyifli bir hafta sonu dilerim ! 

Sabah erken kalktım, ki genellikle öyle yaparım. İlk işim mutfak penceresinden dışarı bakmak olur, nitekim gene baktım. Hava nasıl, ben uyurken dışarıda yeni bir şey olmuş mu ?

Son birkaç gündür hava hep kapalı, soğuk, ara ara çiseliyordu. Böyle havaları hiç sevmem. Bulutlar birikti mi, şakır şakır yağsın, hatta mümkünse çıkıp sırılsıklam oluncaya kadar dolaşayım, bayılırım. Yok yağmayacağım diyorsan da çekil pırıl pırıl güneş çıksın.

Neyse bugün  bulutlar çekilmeye karar vermişler galiba. Kafamı uzattım, oohhhh tertemiz ılık bir hava. Cumartesi günü ve sabah erken olunca sokaklar bomboş. Tam bu sırada bir saksağan, siyah-beyaz kuyruk ve kanatları açık bir şekilde süzülerek karşıdaki apartmanın kapısının önüne kondu. Yiyecek bir şey buldu diye düşündüm. Ben etrafa bakınırken birkaç defa gidip geldiğini fark ettim.

Şehir içinde pek görünmezler, fotoğrafını çekeyim dedim. Dikkatli bakınca, oradaki paspası didiklediğini anladım. Kopartabildiğini  götürüyor ve tekrar geliyordu. Hmmmm, yuva yapıyor demek...







Müstakbel anne kuşa kolaylıklar diliyorum. Bunlar da netten bulduğum saksağan fotoğrafları. Kargalarla akrabalıkları var ama görüntüleri biraz daha albenili.






Sevgili Nurdan Hanım'dan öğrendim ki Ukrayna' da da saksağan aynı isimle biliniyormuş. Ne ilginç, değil mi. Hatta Ukrayna'nın başkenti Kiev'de Saksagan caddesi  varmış. Hemen bu caddeden bir fotoğraf bulup yazımın altına ilave ediyorum. Kapının önündeki paspastan başlayıp nerelere geldik, gördünüz mü :)



15 Nisan 2013 Pazartesi

KÖŞE DÖNEN HALI GÖRDÜNÜZ MÜ ?


Ben gördüm ! 
Daha doğrusu yaptım,  öyle gördüm. Hatta, moda deyişiyle " Yaptım, oldu! "

Peki nereden icap etti, derseniz... Zaten icatlar hep ihtiyaçtan doğar, değil mi. Benimki de öyle oldu. 
Evin girişine portmanto dolabı yaptırınca, girintili çıkıntılı bir koridor ortaya çıktı. Koridora yolluk halı koyunca giriş kapısının önünde boşluk kalıyordu. Paspas koydum, sakil durdu. Ne yapsam, ne yapsam derken yolluğa köşe döndürmeye karar verdim. 
Ben sonuçtan çok memnunum, bakalım siz nasıl bulacaksınız...








Yolluğu girişin ölçülerine göre falçatayla kestim. Sönra her iki parçaya 45 derecelik açıları işaretledim ve kestim. Oradaki kolon girintisini de kesip çıkarttım. Son olarak  iki halı parçasını ince misina ( hayalet ip ) ile birbirine kabaca diktim. Böylece kaymalarını  önledim veeee yolluğum köşeyi dönmüş oldu.







 


 

5 Nisan 2013 Cuma

HEDİYENİN ÇANTASI DA ÖZEL OLSUN







Tatlı yiyelim tatlı konuşalım, denir ya...
İşte ben de size bu kadar tatlı, nefis ve zevkli bir hafta sonu dilerim. Tadını doyasıya çıkarın.






Birkaç gün önce bir aradaşıma gittim.     Giderken, onun için özel olarak hazırladığım hediyemi de götürecektim. Güzel bir paket yapmıştım ama nasıl bir poşete veya çantaya koysam diye düşünüyordum. Vakit de daraldı, ne yapsam ne yapsam diyordum ki sevgili Senaat'te gördüğüm fikir aklıma geldi. 
Bir ayakkabı markasının karton çantasındaki yazıyı ambalaj kağıtlarından kestiğim kalplerle kapattım. Senaat' inki çok daha özenliydi aslında. Farklı  kumaşlardan kestiği irili ufaklı kalplerle süslemişti. Ama benim o kadar vaktim yoktu, hemen çıkmam gerekiyordu.
Alel acele de olsa, hediyem için özel bir çantam olmuştu ve bu kurtarıcı fikir için sevgili Senaat'e (senaateseri.blogspot.com ) çok teşekkür ediyorum.











Bendeki blog aşkına bakar mısınız... Onca telaşım arasında, gene de fotoğraflamadan evden çıkmamışım. O an neredeyse otomatiğe bağlı olarak yapmışım ki çok farkında değilim. Yayını hazırlarken aklıma geldi ve kendime hayret ettim, vay vay vayyy...




1 Nisan 2013 Pazartesi

KUŞ EVLİ KAPI SÜSÜ veya PANO


Merhaba, herkese güzel bir gün, mutlu bir hafta diliyorum.

Ben keçe işlerini çok sevdim, zevk alarak yapıyorum. Belki de böylesine zevk alma sebebim, sadece bir takım figürleri yapıp yanyana yerleştirmediğimdendir. Çünkü her yaptığım işin bir hikayesi var. 
Mesela bir kapı süsü yaparken kapısını süsleyeceği aileyi gözümün önüne getiriyorum. Ailedeki kişileri, yaşlarını, durumlarını düşünüyorum ve bende uyandırdıkları çağrışımlar sonucunda onlarla özdeşleştirdiğim bir kompozisyon tasarlıyorum. Renklere de bu kompozisyona bağlı olarak karar veriyorum. 
Üç boyutlu tablo gibi ince ince çalıştığım için aslında kapı süsünden çok pano olarak da değerlendirilebilirler.

Vee  yeni yaptığım kapı süsünü takdim ederim. Umarım sizler de beğenirsiniz...



















Diğer kapı süslerimi merak ederseniz, buraya tıklayarak görebilirsiniz.
Hoşça kalın, hepinize sevgiler.